Titanyum Yerine Kendi Organınızı Kullanmak
Diş hekimliğinde kaybedilen bir dişin yerine konulabilecek en iyi materyal, ne implant ne de köprüdür; hastanın kendi doğal dişidir. Ototransplantasyon, ağızda fonksiyon görmeyen (örneğin gömülü 20 yaş dişi) bir dişin cerrahi olarak çıkarılıp, çürük veya travma nedeniyle çekilen başka bir dişin (örneğin 1. büyük azı dişi) yuvasına nakledilmesi işlemidir. Bu, gerçek bir organ naklidir.
Kimlere Uygulanabilir?
Bu mucizevi tedavi için en ideal adaylar çocuklar ve genç erişkinlerdir (15-25 yaş arası). Çünkü:
- Nakledilecek 20 yaş dişinin kök gelişimi henüz tamamlanmamış olmalıdır (Kök ucu açık).
- Kök ucu açık dişler, yeni yuvasına yerleştiğinde %90 oranında canlılığını korur (Revaskülarizasyon) ve kanal tedavisine bile gerek kalmadan yaşamaya devam eder.
- Kök gelişimi tamamlanmış yetişkinlerde de yapılabilir ancak başarı oranı daha düşüktür ve mutlaka kanal tedavisi gerekir.
Operasyonun Aşamaları
Bu işlem, 3 boyutlu planlama gerektiren hassas bir cerrahidir:
- 3D Kopya (Replika): Tomografi verisiyle, nakledilecek dişin birebir kopyası 3D yazıcıdan basılır.
- Yuva Hazırlığı: Çürük diş çekilir. Hazırlanan plastik kopya ile çekim boşluğu (soket), nakledilecek dişe uyumlu hale getirilir. Böylece gerçek diş çıkarıldığında hiç dışarıda beklemeden, saniyeler içinde yeni yerine konur.
- Splintleme: Nakledilen diş, yandaki dişlere esnek tellerle sabitlenir.
- İyileşme: Diş çevresindeki periodontal ligaman (PDL) hücreleri, yeni kemik yuvasına tutunur. 3-6 ay içinde diş normal çiğneme fonksiyonuna başlar.
Avantajı Nedir?
İmplantlar kemiğe yapışıktır (ankiloz), büyüme-gelişim çağındaki çocuklarda çene büyürken implant sabit kalır ve gömülür. Ototransplantasyonda ise nakledilen diş, yaşayan bir organ olduğu için çene kemiğiyle birlikte büyür, hareket eder ve doğal diş eti estetiğini korur. Antalya kliniğimizde, uygun vakalarda implanttan önce daima bu biyolojik seçeneği değerlendirmekteyiz.