Kronik Rahatsızlıklar İmplant İçin Engel Mi?
Diş eksikliklerinin giderilmesinde en kalıcı çözüm olan implant tedavisi, sistemik hastalıkları (diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları) olan hastalar tarafından sıklıkla endişeyle karşılanmaktadır. Ancak gelişen tıp teknolojileri ve kontrollü tedavi protokolleri sayesinde, kontrol altındaki diyabet ve kalp hastaları da güvenle implant yaptırabilmektedir. Bu süreçte kritik nokta, hastalığın seviyesi ve hekimin uyguladığı cerrahi prosedürün hassasiyetidir.
Diyabet (Şeker) Hastalarında İmplant Başarısı
Diyabet hastalarında en büyük endişe, yara iyileşmesinin yavaş olması ve enfeksiyon riskidir. Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastaları için implant süreci şu kriterlere bağlıdır:
- HbA1c Değeri: Son 3 aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1c değeri %7-8 seviyesinin altındaysa, hasta standart bir birey gibi implant yaptırabilir.
- Antibiyotik Profilaksisi: Operasyon öncesi ve sonrasında daha kapsamlı bir antibiyotik baskılaması uygulanarak enfeksiyon riski minimize edilir.
- Atravmatik Cerrahi: Doku beslenmesinin bozulmaması için flep (diş eti) kaldırmadan, dikişsiz yöntemler tercih edilebilir.
Kalp Hastaları ve Kan Sulandırıcı Kullanımı
Kalp kapakçığı değişimi, stent veya by-pass geçmişi olan hastalarda implant planlaması kardiyoloji konsültasyonu ile yapılır. Aspirin, Coumadin veya yeni nesil antikoagülan kullanan hastalarda kanama kontrolü hayati önem taşır. Genellikle ilaçlar kesilmeden veya dozaj düzenlemesi yapılarak, kanama durdurucu özel ajanlar (hemostatikler) eşliğinde implant yerleştirilir.
İmplant Ömrünü Uzatan Faktörler
Sistemik hastalığı olan bireylerde implantın kemikle kaynaşması (osseointegrasyon) biraz daha uzun sürebilir. Bu nedenle:
- Yüzeyi hidrofilik (sıvı seven) ve kemik iyileşmesini hızlandıran özel serisi implantlar (Örn: Straumann SLActive) tercih edilmelidir.
- Yükleme zamanı standart hastalara göre 1-2 ay daha ertelenebilir.
- Ağız hijyeni, sağlıklı bireylere göre iki kat daha titizlikle sağlanmalıdır.